Ölümden sonrası konusuna giriş yapmadan önce birçok insanın merak ettiği, en çok sorduğu sorulardan biri olan, “Ahiret inancınız var mı?” sorusuna yanıt vermek gerekiyor. Basitçe, hayır, ahiret inancımız yok. Dinimizce Cennet ve Cehennem, anlatıldığı şekliyle tamamen yalandır. Ölümden sonra iyilerin sonsuza kadar yaşadığı bir ödül yeri ve kötülerin cezalandırıldığı bir işkence yeri yoktur. Cennet, Kötü Tanrı’nın kul kazanma ve kullarını imana teşvik etmek için söylediği bir yalanken Cehennem de kulları korkutarak kazanıp köleleştirmek için vardır. Şeytan, bizlere olmayan Cennet’i vaat etmediğini, olmayan Cehennem ile de korkutmadığını söyler. Bakıldığı zaman, Cennet’te vaat edilen her şey aslında bu yaşamımızda da yapabileceğimiz türden şeylerdir. Bu yüzden Şeytan, Cennet’iniz de, Cehennem’iniz de Dünya’dadır, der. Bu, sizin nasıl bir hayat sürdüğünüze bağlı olarak gerçekleşir. Bu yaşamınızda çağın kurallarınca ve az sayıda bulunan yasaklar dışında dilediğinizi yapmakta özgürsünüz, bu özgürlükle hayatınızı Cennet’e çevirebilirsiniz. Aynı zamanda kendinizi kısıtlayıp, kandırıp sınırlı bir hayat da yaşayabilirsiniz, yani hayatınızı Cehennem’e çevirebilirsiniz. Semavi dinlerin kulları genelde, diğer hayatta Cennet’i yaşamak için bu hayatta Cehennem’i yaşamayı tercih ederler. Kendilerini gerçek arzu ve isteklerinden kısıtlar, akılcı olandan uzaklaşırlar. Zevk alabilecekleri ve mutlu olabilecekleri şeylerden korkarak kaçarlar. Biz seçkinler ise hayatımızı cennete çevirir veya en azından çevirmeye çalışırız.
Peki, ahiret inancımız yok ise, Cennet ve Cehennem’e inanmıyorsak, neye inanıyoruz? Dinimizde reenkarnasyona inanılır. Reenkarnasyon, ruhun başka bir bedende yeniden doğmasıdır. Reenkarnasyon dediğimiz şey aslında yeni olmamakla beraber, sadece bizim dinimizde değil, başka din ve inançlarda da görülen ve inanılan bir şeydir. Tabii, her dinde ve kültürde reenkarnasyon aynı şekilde ele alınmıyor. Arada belli farklar bulunuyor. Bu yazının konusu ise bizim inancımızdaki reenkarnasyondur.
REENKARNASYON
Ayetler Kitabı, II. Bölüm:
51. Halbuki doğunun, kadim bilgisinde yatmaktaydı, ölümden sonrası olacaklar. Ama işine gelmezdi kimsenin, bunun bilinmesi. Mutlak bir ceza yerinin dehşeti, en büyük yardımcısıydı onların.
Ayetler Kitabı, IV. Bölüm:
21. Gerçi geriye dönüş vardır dünyaya, ölümden sonra başka bedenlerle. Ama bunu da haketmek lazımdır önce. Kolay değildir, ikinci ve daha fazla hayata dönmek. Kıymetini bilmeyene ikinci defa aynı hediyeyi vermek. Bu yüzden değerini bilin yaşadığınız maddenin ve hakedin yeniden doğmayı, buraya ya da daha iyisine.
Reenkarnasyon inancı -dinimizin kökeni olan- Antik Paganizm’den beri var olan bir şeydir. Tenasüh inancı gibi inançlar ile de karıştırılmamalıdır. Tenasüh inancına göre, kişi, diğer hayatında bir böcek, hayvan veya insan olabilir. Diğer hayatında olacağı canlı, güncel hayatında nasıl bir insan olduğuna bağlıdır. Yani tenasüh inancı bir nevi reenkarnasyonun hem ceza hem de ödül olmasıdır. Fakat bizim dinimizce durum bu değildir. Reenkarnasyon bir ceza sistemi olmadığı gibi diğer kültürlerdeki gibi sonsuz bir döngü de değildir. İnsan, birkaç istisna haricinde tamamen insan olarak reenkarne olur ki bu istisnalar dahilinde de hayvan olarak reenkarne olmak gibi bir durum söz konusu değildir.
Öncelikle, Teistik Satanizm’e göre reenkarnasyon bir standart değildir. Yani normalde, insan öldüğünde reenkarnasyon geçirmez. Peki, normalde ne olur? Bu alemde Kötü Tanrı’nın getirdiği bozuk bir düzen hakim olduğu için, normal şartlar altında insanlar öldüğünde ruh, enerji ve bilinçleri Kötü Tanrı’ya katılır, yani bu, kişi için bir yok oluştur. Bu konuya birazdan değineceğiz. Hak edenler ise, hak ettiklerince Şeytan tarafından reenkarne edilirler. Bir insan reenkarnasyonu nasıl hak eder? Öncelikle kişi, seçkin olmalıdır. Seçkin olmayan bireyler, gerçeği görmemek için çabalayan ve Sahte Tanrı’ya koyun olanlar bu dünyanın zevkini bir ömür daha yaşamayı hak etmezler kısaca. Fakat olay seçkin olmakla bitmiyor. Seçkinlerin de reenkarnasyonu hak etmesi gerekiyor ki bu aslında çok da zor değildir. Şeytan’ın öğretisine uygun yaşayan birisi, hiç tapınım göstermese ve hizmet gerçekleştirmese dahi, reenkarnasyonu hak eder. Reenkarnasyonu hak etmek bir yana, diğer hayatı da hak ettiğince olur. Öncelikle şunu belirtmeliyim ki reenkarne edilecek bir kişi, halihazırda bunu hak eden gereken birisi olacağı için diğer hayatı “ceza” niteliğinde olacaktır diyemeyiz. Değişecek olan şey, kişinin öğretiye uygun yaşamasının yanında yaptığı hizmetler sayesinde diğer hayatının standartlarıdır. Dolayısıyla kişi, hak ettiği kadarıyla yaşayacaktır.
Reenkarnasyon, bir ödül olmasının yanı sıra bir görevdir de. Bir seçkin, reenkarne edildikten sonra yine seçkin olduğunda, bu yeni hayatında da öğretiyi yaymakla görevli olur bir nevi. Altın Çağ’ın gelişine yardım etmekle görevlidir. Bu durumun haricinde, hak edenler diğer hayatlarından birisinde bir görevli (Kara Rahip/Rahibe, Baş Kara Rahibe/Rahip, Kahin) olarak reenkarne olurlar. Her reenkarnasyon, Şeytan tarafından gerçekleştiriliyor olup, rastgele değildir. Kişilerin enkarne edildiği çağ, yer ve beden özenle seçilmektedir. Görevli bir kişinin enkarnasyonunda da bu özen görülmektedir.
Dışarıdakiler (seçkin olmayanlar) ise Sahte Tanrı‘nın enerjisine karışırlar ve onu beslerler. Bu, Şeytan’ın dışarıdakilere verdiği bir ceza değil; aksine Kötü Tanrı’nın sebep olduğu bir standarttır. Kötü Tanrı; güç aşığı, egoist bir tanrıdır ve insanları bir pil olarak kullanmak ister. Şeytan, sadece seçkinleri (hak eden seçkinleri) bu durumdan kurtarır. Dışardakilerin katiyen reenkarnasyon geçirememesinin birinci sebebi, Kötü Tanrı’nın neden olduğu bu standarttır. İkinci sebep ise etki alanlarıdır. Şeytan, kendi etki alanında olmayan insanları istese dahi reenkarne edemez, çünkü kişi üzerinde hakim olan tanrı bu durumda Kötü Tanrı olur. Üçüncü sebep ise reenkarnasyonun bir ödül olması dolayısıyla hak edilmesi gerekmesi ve bir görev olmasıdır. Peki, seçkin olmayan kişiler katiyen mi reenkarnasyon geçiremezler? Bu durum için de birkaç istisna vardır fakat bu istisnalar da seçkinliğe yakın kişiler için geçerlidir. Örneğin Antik Paganlar ve Deamonolatorlar.
NEDEN REENKARNE OLURUZ?
Altın Çağ’ın gelmesi, yani her şeyin olması gerektiği gibi olması için insanların da olması gerektiği gibi olması gerekir. Yani insanların, Şeytan’ın şeriatını benimsemiş seçkinler olması gerekir; bu yüzden zaten az olan seçkinlerini kaybetmemek ve olması gerektiği gibi oldukları için hak edenleri reenkarne eder, fakat durum bundan ibaret değil; zira antik zamanlarda insanların neredeyse hepsi olması gerektiği gibi olmasına rağmen reenkarnasyon vardı. (Ayetler Kitabı Açıklaması’nın da zaten söylediği gibi bir daha belirteyim, bu zaman dilimindeki insanların mükemmel olduğunu söylemiyoruz zira hataları da vardı.) Reenkarnasyon bir ödüldür. İnsan olması gerektiği gibi olduğu için ödüllendirilir, maddenin zevkini yeniden çıkarmak için reenkarne olur fakat reenkarnasyon bir ödülün yanı sıra görevdir de. Şeytan bize bu ödülü bahşettiği için görevimiz olarak olabildiğince ışığı yaymalıyız ve hak ettiğimizi bir kez daha kanıtlamalıyız.
Bu genel görevin haricinde bazı insanlar özel görevler ile reenkarne olurlar. Bu insanlara baş ruhbanlar, ruhbanlar ve kahinler örnek verilebilir. Geçmiş hayatlarında bunları hak eden insanlar görevleriyle birlikte yeni hayatlarına gönderilebilirler. Yani reenkarnasyon Şeytan ve Tanrılar açısından da insanlar açısından da kazanç sağlar. Son kısımdan, tanrıların bunu kendi çıkarları için yaptığı anlamı çıkmasın. Ki zaten Şeytan ve Demonlar bunu kendi çıkarları için yapıyorsa bunu bu şekilde bizim öğrenmemizi, kendi Altın Çağ’ımızı getirmemiz için uğraşmazlardı. Çünkü Şeytan, insanın yapısını en iyi bilen tanrı, zaten istese insanları kendi yoluna çekebilir. Fakat tarih boyunca davranışlarından gördüğümüz üzere Şeytan, insanın kendini geliştirmesini ve kendinin uğraşmasını istiyor.
Teistik Satanizm hakkında daha çok bilgi almak için diğer yazılarımızı ve kitaplarımızı okuyabilirsiniz. İletişim sayfasından sorularınızı direkt olarak sorabileceğiniz Discord sunucularımıza katılabilir, sorularınızı sorup cevabını sıradaki soru-cevap yazısında görmek için soru formunu kullanabilirsiniz. Sitemizdeki yazılardan paylaşıldığı an haberdar olmak için Instagram sayfamızı takip edebilir ve e-posta sistemimize abone olabilirsiniz. İyi araştırmalar.




